Atilla Baybara, Mardin kökenli bir ailenin dördüncü ve son çocuğu olarak İstanbul'da Dünya’ya geldi. Babası Zekeriya Bey; Mardin'de Köy Hizmetlerinde başladığı memuriyet hayatı gereğince Mardin ve Edirne'de görev yapmış bir devlet görevlisiydi. Çocuklarının eğitimi için 1978 yılında temelli olarak İstanbul’a taşındı.
Atilla Baybara (yazının devamında Baybara olarak anılacak); İstanbul’da 13 Ağustos 1983 yılında doğdu; Aslan Burcu’nun özelliklerinden merhamet, oyun kurma ve yönetme, planlılık ve yardım severlik gibi yetileri çocukluğundan itibaren gelişmeye başladı. Küçükyalı Merkez İlköğretim Okulu’nda öğretim hayatına başladı. İlkokul bitince, Anadolu Lisesi Sınavı'na girdi ve ülkenin en iyi Anadolu Liselerinden biri olan Maltepe Anadolu Lisesi’ni kazandı.
Orta dereceli eğitiminin hazırlık sınıfında ilk yabancı dili ‘ingizlice’yi öğrendi. Zaman ilerledikçe asıl eğilimi şekilleniyordu; muhtemelen, tasarımcı bir abla ve teknik ressam bir babanın etkisi ile Baybara; elektronik devreler yapmaya, çizimlere ve tasarım denemelerine yöneldi. Daha sonra, bu dizayn ve tasarımlara bilgisayar ortamında devam etmek için bir bilgisayar almak istedi; ancak ailesinin bu isteğini karşılama durumu yoktu. Bu emelle, Akmerkez Macro Markette kasa arkasında çalışmaya başladı. İki yaz boyunca çalışmanın sonunda Baybara ilk bilgisayarına kavuşurken; bu süreç içerisinde iletişim kabiliyetini geliştirmiş ve ilk iş deneyiminden istediğini almış şekilde okuluna geri dönüyordu.
Bu bilgisayar, Baybara’nın hayatında bir dönüm noktası oldu. Daha önce de kurduğu devrelerle evde kendi radyosunu yapmış ve hatta kısa frekans yayın bile gerçekleştirmiş biri olarak, bilgisayarın teknik sırlarını keşfetmeye başladı. Yaşıtlarının aksine, bilgisayarda oyun oynamaktan çok, onun çalışma prensiplerini çözmek hoşuna gidiyordu. Liseye yıllarına geldiğinde; dijital teknolojiler ve multimedya artık bir hobiden daha fazlasıydı onun için, web siteleri tasarlıyordu. Almanya’dan wap3 Technologies GmBH firması Baybara’ya iş teklif etti ve Baybara Türkiye’den firma için görsel yönetmenlik yapmaya başladı. Bu esnada aklına; kişisel bilgisayarların ve cep telefonlarının yaygınlaşmasını yurt dışından takip ettiği gelişmelerle harmanlayıp tasarımlarını mobil cihazlar ile birleştirmek geldi. O dönemde (1998) Türkiye’de mobil uygulama namına neredeyse hiçbir şey yoktu. Baybara, elindeki imkanı kullanmak adına, kendi geliştirdiği uygulamalar için sunumlar hazırladı ve wap3 technologies GmBH’e gönderdi. wap3 Baybara’daki istek ve vizyonu fark edince Baybara firmada proje yöneticisi oldu. Firma bu yeni projelerle “BURDA” adlı Almanya kökenli bir firmadan risk sermayesi aldı ve Baybara, proje geliştirilecek 11 ülkenin içine Türkiye’yi de sokmayı başardı. Artık okuldaki sınavlardan sonra dersten kaçıp toplantılara gidiyordu. Bir süre devam eden bu durum; Motorola’dan, dünya çapında geçerli “mobil uygulama geliştiricisi” sertifikası kazanmasını ve fimanın İseveç'teki ofisine davet edilmesini sağladı. Baybara, hem ailesini bırakmamak hem de okulunu bitirmek için bu daveti reddetmek zorunda kaldı. Daha sonra ise eski adı ile Ericsson Crea-World’te bir ofisi oldu ve işine orada devam etti. Henüz 17 yaşındaydı. Dört sene önce bilgisayar alacak parası olmayan Baybara, kendi otomobilini almış; hayalinin peşinde gittikçe daha büyük bir inançla ilerliyordu. Bir yandan iş toplantıları bir yandan lise sınavları derken okulu başarılı bir şekilde bitirdi.
İşlerinin gittikçe yoğunlaşması ve aklının daha çok işinde olmasından dolayı Üniversite sınavlarına çok yoğun bir şekilde hazırlanamadı. Ama yine de, aklında olan yola devam edebileceği alanı buldu. Kendi ekonomik durumuna güvenerek; istediği bölüm olan Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nün yetenek sınavına girdi ve kazandı. İlk senesinde başarı bursu kazanacak ve dört sene sonunda da okulu ikinci olarak bitirecekti.
Üniversitedeki ilk yılının sonlarına doğru iş hayatında beklenmedik gelişmeler oluyordu. 2001 yılında başlayan Dünya çapındaki ekonomik kriz, 2002'de etkisini iyice hissettirdi ve büyük GSM firmaları küçülme yoluna gitti. Baybara’nın içinde bulunduğu firma da uygulama alanını kendi bünyesinde geliştirme kararı aldığında; Almanya macerası yavaş yavaş sonlanıyordu. Hal böyle olunca wap3 günleri sona erdi ve Baybara iş yaşamına Isection firmasında görsel yönetmen olarak devam etme kararı aldı. Bu firmada çıkardığı işler ve tasarım dünyasına bakışı nedeniyle çabuk sivrildi ve gene görsel yönetmen olarak Arkitera’ya transfer oldu.
Bitirme tezi olarak "Viral pazarlama ve internet üzerinde sosyalleşeme" başlığını seçtiğinde yıl 2005'ti ve viral pazarlama denen yöntem tez hocası tarafından bile yadırganarak karşılanmıştı. Baybara, tezi yine de yazdı ve o günden bugüne de alandaki tüm yenilikleri takip ederek, konu üzerindeki; kendi anlayış ve yaklaşımını oluşturdu. Bir anlamda, konuyu daha derinlemesine tetkik etmek için de “urban5.com” adlı komüniteyi kurdu ve dört sene boyunca geliştirdi. Bu sırada Arkitera’dan ayrılıp Doğan Online Medyanet’de görsel yönetmen olarak iş yaşamını sürdürdü. Bir ara mezun olduğu okulun aynı bölümünde Yüksek Lisans yapmayı da denedi ama işleri bu denemeyi biraz baltaladı. Baybara, bir sene boyunca toplam dört kredi verebildi ve “hazır zirvedeyken bırakayım” diyerek üniversite hayatını noktaladı.
Lise ve üniversite hayatı boyunca edindiği tüm bu iş tecrübeleri boyunca, aklında yavaş yavaş, kendi özgün yaklaşımını ve iş anlayışını yansıtabileceği bir ajans kurma fikri şekillendi. Doğrusu bu ya; Baybara'yı tanıyanlar ve aklına ajans kurmayı koyduğunu bilenler, bir iki sene içinde bunu başaracağını da biliyordu.
Nihayetinde, yola bir dijital ajans olarak başlayan Hisseli Harikalar Fabrikası’nı ve GreenBox Stüdyo'yu kurdu. Zamanla, çıkardığı kaliteli işler ve estetik anlayışı nedeniyle büyüdü ve yanına, kendisi gibi düşünen ama gerektiğinde iş bazındaki görüş ayrılıkları nedeniyle özgürce çatışabileceği çalışma arkadaşları buldu. Önce daha büyük bir ofise ve akabinde de HHF’nin halihazırda çalıştığı Dolapdere’deki ofise geçti. HHF 2005 yılında kurulduğunda bir notebook ve Baybara’dan oluşuyordu, bugün ise; 13 çalışanı, sürekli büyüyen yapısı ve özgün fikirleriyle piyasada kaliteli kabul edilen işlere imzasını atmaktadır.
Tüm bu profesyonel hayatın dışında, plan projeler sahasında da oldukça aktif bir kişilik oldu Baybara. Pek çok kulüpte profesyonel DJ’lik yaptı, az uyudu çok çalıştı, çok koşturdu, sürekli hayal kurdu, hırsını biledi. Pek çok internet projesinde kurucu ve editör olarak yer aldı.
Atilla Baybara, uğruna çaba harcanan hayallerin güzel olduğunu vurgulayan bir geçmişe sahiptir. Önünde sonunda, bu biyografinin son satırlarını gene ben yazacaksam, şöyle yazacağım; hayallerinin peşinden, diğerlerinin cesaret edemeyeceği bir hırs ve inançla koştu; vardığı yer, bir sonraki adımda varacağı yerden hep küçük oldu...
Umut Karacaoğlu
10.01.2010
Son yorumlar
13 sn önce
1 dak 17 sn önce
1 dak 39 sn önce
2 dak 35 sn önce
3 dak 18 sn önce
3 dak 25 sn önce
5 dak 38 sn önce
5 dak 46 sn önce
5 dak 51 sn önce
8 dak 15 sn önce