Yapabileceklerim sınırlı. Yapabileceklerim gücümün yettiği kadar... Çok net değil zaten olabilecekler. Anlık kararların, anlık isteklerin hayat bulduğu bir yaşam akıp gidiyor. Ben tüm bunların içindeyken sadece bakıyorum olanlara. Sanki tümünü yaşayan ben değilmişim, sanki sadece bir seyirciymişim gibi.
Sensiz geçen 23. günüm bugün... Ne zormuş sensiz olmak... Hala boş bakıyorum etrafıma... Üstelik yetmezmiş gibi herkesi nedensiz üzüyorum... Bana yakışmıyor. Yakıştırmazdın biliyorum...
Geçmişte yaşadıkların hakkındaki bildiklerim, senin bana anlattıklarından ibaret. Belki hepsini biraz süsleyerek hatırlıyorum. O da sana hep daha iyilerini yakıştırdığımdan....
Ben hep senin gibi olmak istedim. Hep senin gibi ölçülü, senin gibi güçlü ve senin gibi sevecen olmak... Tanımadım senin gibisini ve tanımayacağım...
Atilla ve Baybara sözcükleri bir araya geldiklerinde bir insan adından ziyade bir sıfat tamlaması havası verirler. Haliyle Atilla Baybara ismini ilk defa duyanlar, Atilla Baybara'ya sürekli "atilla baybara" diye hitap ederler.
Hatta Atilla Baybara'nın mevzu konusu olmadığı durumlarda bile insanlar sürekli "Abi bu iş tam Atilla Baybara'ya göre.", "Atilla Baybara olsaydı hallederdi." gibi çıkışlarda bulunurlar. Bunun nedeni insanların "Atilla Baybara" demeyi sevmeleridir.
Galip Tarkan Güçlü
İlk çıkışından, deyim yerindeyse 'sinerji'nin alevlendiği ve hatta zaman zaman tatmin bile olamadıkları Büyük Dost Meclisi (BDM) toplantılarından bu yana çok yol aldı urban5. Yayın tarihi/çıkış itibariyle proletaryaya bir göndermeleri olmasa bile, 1 Mayıs 2006'da ilk yılını devirmiş olacak.
Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakultesi'nin Genç Anadolu Gazetesinden Hüseyin Karaca bize bir takım sorular sordu. Bizim de elimiz armut toplamıyor, cevap verdik, çaya bekliyoruz.
1. Sizce insanlar neden yüz yüze ilişkiler yerine sanal cemaatleri tercih ediyor?
Son yorumlar
2 sn önce
1 dak 6 sn önce
1 dak 28 sn önce
2 dak 24 sn önce
3 dak 7 sn önce
3 dak 14 sn önce
5 dak 27 sn önce
5 dak 35 sn önce
5 dak 40 sn önce
8 dak 4 sn önce